ONLAR Kİ...

Onlar ki sanki zincire vurulmuş mahkûmlardır beyinlerimizde
ve de birer imdat çığlığı taze yüreklerin,
Karanlığa boğduğumuz ışıklar
ve de tükettiğimiz insanlar, soluklarını...
Onlar ki çocuk oluşun kurbanı çığlıklar.

 

Onlar ki ağıta dönüştürdüğümüz şarkılarımız
Sıcağa aldanan badem çiçekleri
Bilemediklerimiz, anlayamadıklarımız...
Hırslarımızın, ihtiraslarımızın kurbanları
ve da şamar oğlanlarımız, sayıklamalarımız...

 

Her gün, her lâhza milyonlarca cinayet
Canın katli değil ama... iyiliğin, saflığın, güzelliğin,

ve de tanrısallığın, kendi ellerimizle işlediğimiz
Onurun, kişiliğin, sevginin kovuluşu...
Göründüğü gibi olmanın, olduğu gibi görünmenin.

 

Onlar ki yüzümüze tutmak istemediğimiz aynalar,
onlar ki hem de kirlenmiş okyanusta
vahşi dalgalarla boğuşan mavnalar.
  

Onlar ki melekler gezinir yüzlerinde
Güneşler, yıldızlar, kuşlar devinir
ve de onur, kişilik, dik duruş, karşı çıkış
Sende, bende, bizde olmayan...
Heyhaat, gel gör ki melekler,
Melek olmaktan çıkar gün be gün ve dahi tıpış tıpış...

 

Çocuklar kurmadı bu eli kanlı dünyayı,
çocuklar değil kötülükleri, acıları, nefreti kutsayanlar
Çocuklar değil yalanı üretenler,
sömürenler, çalanlar, çırpanlar çocuklar değil...
Onlar değil çiçeği, yüreği, güneşi kirletenler.

 

Sevgili,
Her lâhza lânetlediğimiz şeydir çocuk gibi olmak
Çocuk gibi olmak en büyük kusur...
Oysa çocuksu duygulardır en büyük şansımız
Gel gör ki robotlaşmış yüreklerimiz, beynimiz
Suç bürümüş gözlerimizi, kan bürümüş oy!
Dümensiz tekneler gibi seyrimiz.

 

Senden çocuk-mocuk istemiyorum ben,
istemiyorum temizin kirlenmesini
Varsın sende kalsın tohumlar, orda yeşersinler.
Bana sorarsan
sevgili,
bu dünyaya gelmesinler.

2004 / Küçükyalı / İstanbul

 

BEN BÜYÜMEK İSTEMİYORUM, BABA

 

Ben büyümek istemiyorum, baba

İstemiyorum baş olmak, başkan olmak...

Yaşım alıp gitmesin başını.

Kötüyü, çirkini, savaşı tanımak

Bilmek istemiyorum düzenbazı, hileyi, entrikayı

Dahası kara parayı, ak parayı,

Bilmek istemiyorum kaynayan kazanları,

Kendini adam sananları, hırsızı, alçağı, düzenbazı

İkiyüzlüleri, dönekleri, haydutları, kalleşleri ve de şaklabanları

Bilmek istemiyorum yeşil vâdileri yeryüzünden kovanları.

 

Ben, çocukluğumun salığında kalmak istiyorum, baba

Çocukluğumun pembe ovalarında...

Ve ben çocukluğumun ılık denizlerinde hep çocuk kalmak

Ve hep kirlenmiş sahilden uzak durmak,

Ufka kulaç atmak, güneşe koşmak

Ve hep çocuk kalmak, baba,

Ve hep çocuk kalmak.

2002 / Antalya

 

HÜZÜNLERİM

Yeter, istemem artık, çocuk gibi görülmek

Onbir oniki değil, onsekiz benim yaşım

İstemem keriz gibi bu hayattan sürülmek

Rahat bırakın beni, ağrımasın şu başım.

 

Zincirlediniz beni, hem beni, hem beynimi

Ne çoraplar ördünüz, ne düşler katlettiniz

Özgür bırakın artık, bulayım ben kendimi

Ne düş kaldı, ne hâyal, ta içine ettiniz.

 

Ey annem ve de babam, çekilin de önümden

Uçayım özgürlüğe, ben de mutlu olayım

Görmezseniz dünyayı bir de benim gözümden

Eriyeyim kar gibi, kucaklarda solayım.

2003 / Ankara

 

 

 

 

 

  • Facebook Classic
  • Twitter Classic
  • c-youtube

TAKİP EDİN